ÖĞRETMENLER MUTSUZ , ÖĞRETMENLER ENDİŞELİ ; ÖĞRETMEN GENEL MÜDÜR NEDEN SUSKUN ?
Milli Eğitim Bakanlığında Bakan değişikliğinden sonra yeni Bakan İsmet YILMAZ'ın öğretmenler ve öğretmen adayları aleyhinde peş peşe gelen açıklamalarından sonra eğitim camiasında ciddi bir huzursuzluk baş göstermeye başladı . Öğretmenler ve idareciler daha şimdiden birbirlerini şu soruyu sormaya başladı . Ömer Dinçer dönemini bile arayabiliriz , iş güvencemiz bile elimizden gidebilir ...

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın, Bakanlığa ve eğitime uzak bir kişi olduğunu öz geçmişine ve Ak Parti içerisinde almış olduğu görevlere baktığınız zaman anlarsınız . Bakan Bey'in , eğitime bu denli uzak olmasının yanı sıra getirmiş olduğu özel kalem , danışmanlarda asker ve emniyetçi kökenlidir . Hal böyle olunca iş yükü ister istemez Müsteşar ve İnsan Kaynakları Genel Müdürüne düşüyor .

İsmet Yılmaz Bakan olduktan sonra , ilk ziyaretini Sivas iline yaptı. İlk açıklamaları öğretmen kalitesini artıracağız oldu . Öğretmenlerin kalitesinden memnun olmadığını dile getiren Bakan , daha bir ay bile olmadan öğretmenlerin kalitesiz olduğunu nerden anlamış olabilir ki ? Hemen akabinde İsmet Yılmaz'dan arka arkaya şu açıklamalar geldi ;

* Sözleşmeli öğretmenliğe geçeceğiz
* Ağustos ayında öğretmen ataması olmayacak
* Öğretmenleri mülakatla seçeceğiz
* Öğretmenlere rotasyon uygulaması gelecek
* Müfettişler tamamı görevden alınacak

Sayın Bakana , Ömer Dinçer dönemini bir danışmanının yada bürokratının hatırlatması gerekiyor. Bu hatırlatmayı da her ortamda ve sosyal paylaşım merkezlerinde öğretmen olduğunu gururla anlatan ve paylaşan Öğretmenlerin , öğretmen kökenli genel müdürü 
Hamza Aydoğdu'nun hatırlatması gerekiyor .

Öğretmenler daha birkaç ay olmadan neredeyse İsmet Yılmaz'ı öğretmen düşmanı Bakan ilan edecekler . Bu konuda Twitter'da anket bile düzenleniyor .

Öğretmenlere rağmen, gücünüz ne olursa olsun Bakanlık yapılamayacağını Ömer Dinçer döneminden biliyoruz. Tayyip Erdoğan'ın iç odasında çalışan , Müsteşarlığını yapmış ve en güçlü Bakan'ı olan Ömer Dinçer'i gelen tepkiler üzerine Tayyip Erdoğan bile Bakanlıkta tutamamıştır .

Milli Eğitim Bakanının öğretmenlere rotasyon açıklamasının içi boştur . Öğretmenlere 7 Haziran seçimleri öncesinde rotasyonu getirdiler . Rotasyon yapılacak diye birçok öğretmen tayin isteyerek evinden yurdundan bile oldu . Seçimlerin hemen öncesinde , Milli Eğitim camiasını rotasyonla huzursuz edip , 7 Haziran seçimlerinde bunun bedelini hükümete ödettirdiler . Seçimler bittikten sonra sanki hiçbir şey olmamış gibi rotasyonu rafa kaldırdılar . Sayın İsmet Yılmaz , sizden önce rotasyonu denediler , rotasyonla hükümete oyda kaybettirdiler ancak rotasyonu beceremediler ve rafa kaldırdılar . Şimdi tekrardan sizin rotasyon yapacağız sözleriniz öğretmenleri huzursuz edip üzmekten öte geçmez . Muhalefetin ve sendikaların eline koz verirsiniz . Rotasyon ismine ve açıklamalarına gerek yok . Öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliğine eklenecek birkaç cümle ile öğretmenlerimizin 20-30 yıl aynı okulda çalışmalarının önüne zaten geçilebilir . Çıkıp kamuoyuna rotasyon yapacağız derseniz , hem kendinizi yıpratırdınız hemde iktidarınızı... Nabi Avcı denedi yapamadı .

Sözleşmeli öğretmenlik uygulaması Hüseyin Çelik döneminde denendi . Başarısız oldu . Hüseyin Çelik ve iktidar yıprandı . Yine bir seçim öncesi seçim kampanyası ile öğretmenler kadroya alındı . Doğu ve Güneydoğu'da öğretmen tutmanın yolunun sözleşmeli öğretmenlik olmadığını bir bürokratınız sizlere anlatmalıdır . Hüseyin Çelik'te bu niyetle getirmişti sözleşmeli öğretmenliği , ancak sözleşmeli öğretmenler kadrolularda bulunan tüm hakları mahkeme kararıyla aldılar . Kısaca siz sözleşmeli öğretmen alacak olsanız bile , bşr yıl içerisinde sözleşmeli öğretmenler eş durumu ve özür durumu ile yine Batı'ya gelecektir . Bu çözüm değildir . Sizden önce bu denendi , başarısız oldu . Doğu ve Güneydoğu öğretmen tutmak istiyorsanız öncelikle o bölgelerde çalışmayı teşvik edecek uygulamalara imza atacaksınız . Öğretmenlerin lojman sorunu çözüp ev kirası derdinden kurtaracaksınız , maaş ve ek derslerini de yüksek vereceksiniz . Bu sorunu ancak böyle çözebilirsiniz .

Bakan İsmet Yılmaz'ın öğretmenlere mülakat getireceğiz açıklamaları intihardır . Milli Eğitim Bakanlığında mülakatların Nasıl yapıldığını müdürlük atamalarında gördük . Öğretmen atamalarında KPSS sınavı ile atama Ak Parti iktidarının yüz akı olan uygulamaların başında gelir . KPSS sınavından sonra mülakatla yapılacak alımlarda , Ak Partiden , Eğitimbirsen'den torpil bulamayan hiç kimse öğretmen olamayacaktır . Örneğin Sivaslı Alev'i bir hemşeriniz bu dönemde öğretmen olamayacaktır . Yada Sivaslı MHP'li ülkücü bir hemşeriniz öğretmen olamayacaktır . Bu uygulama vicdanları sızlatır . Garip , gurabanın çocuklarını heder edersiniz . Öğretmenlik mesleğinin bayan mesleğine doğru gittiği bir dönemde , öğretmenliğe atanmak isteyen bayan kardeşlerimize yönelik torpil karşılığında istismar edecek kişiler bile olabilir . Öğretmen adaylarını parti ve sendika kapılarında heder etmeyin . Yazık edersiniz .


Ağustos ayında atama yapamayacak olmanız sizin suçunuz değil Sayın Bakan , 1 Kasım seçimleri öncesinde oy kaygısı ile Şubatta yüksek sayıda öğretmen alınınca Ağustos'a kadro kalmadı . Öğretmenlerin atama dönemine bir standart getirtmelisiniz . Şubat ayında yapılan atamalar sağlıklı olmaz . Dönem arasında öğretmen ataması ve sirkülasyonu eğitime zarar verir. Ağustos ataması için Bakan İsmet Yılmaz çaba göstermelidir .

Sonuç olarak ; Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz göreve geldikten bu tarafa yapmış olduğu açıklamalarla öğretmenleri ve eğitim camiasını üzmektedir . Milli Eğitim Bakanı daha önce denenmiş ve başarısız olmuş uygulamarda diretmemelidir . Öğretmenlere mülakat konusu da , her sınav kazananın öğretmen yapılmasına karşı olduğumuz gibi Milli Eğitim Bakanlığının yapacağı torpil içerikli mülakatada karşıyız . Yoksa varan haini PKK sempatizanlarının öğretmen olmasını engelleyecek bir sistemin üniversite yıllarından itibaren kurulması gerektiğini sonuna kadar savunuyoruz.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz Bey ve danışmanlarının incelediğimiz kadar eğitimle olan tek ilgisi çocuklarının dönemlerinde okullarda veli olmasından öte gitmiyor 
Burada iş Müsteşar ve İnsan Kaynakları Genel Müdürüne düşüyor .

İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu , sosyal paylaşım sitelerinde ve katıldığı toplantılarda öğretmen olmakla gurur duyuyorum diye hava atıyor . Öğretmenlerin özlük hakları elinden alınırken , rotasyon adı altında sürgün yasaları çıkartılırken neden sesiniz çıkmıyor ? Öğretmenler 3-5 gün sonra tatile gidecek . Öğretmenler huzursuz ve mutsuz , öğretmen kökenli genel müdür ise sus pus ... Twiter'da çiçek , böcek ,  resimleri paylaşmak yerine öğretmenlerin feryatlarına kulak vermelisiniz . Bakan İsmet Yılmaz 'ı öğretmenler konusunda uyaracak kişide genel müdür Hamza Aydoğdu olmalıdır . Yoksa bu işler ben öğretmenim , öğretmen kökenliyim diye hava basmakla olmuyor .


Kaynak: www.kamudanhaber.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.