Kamuda 79 Bin 900 Kişiye Görevden El Çektirildi
Başbakan Binali Yıldırım Başbakanlık Çankaya Köşkü'nde TRT'de TRT Haber ve Spor Yayınları Dairesi Başkanı Yaşar Taşkın Koç ve TRT 1 Ana Haber sunucusu Erhan Çelik'in gündeme ilişkin sorularını cevapladı

17 yıl önce İstanbul'da 20 bin insanın hayatına mal olan büyük bir felaket yaşandığını söyleyen Yıldırım, ''O günden beri gelişme var ama daha zaman alacağını söyleyebilriz. Hayatını kaybedenlere rahmet diliyoruz. Geride kalanların acıları devam ediyor.

Gideni getirmek mümkün değil ama en azından benzer felaketlerin yaşanmaması için alınacak tedbirler. Onların yaralarını biraz daha hafifletecektir.'' dedi. 

VATANDAŞ GÖREVİNİ YAPTI, SIRA BİZDE

Yıldırım, darbe karşısındaki kararlı duruşla vatandaşların meydanlara indiğini belirterek, ''Tanklara göğsünü gerdi ve darbeciler hiç beklemedikleri bir dirençle karşılaştılar. Oyunları bozdular. Vatandaş görevini yaptı. Bundan sonra görev bizim. Aynı gece savcıları harekete geçirdik.'' ifadelerini kullandı.

Başbakan Yıldırım'ın açıklamalarından satır başları:

Malum 15 Temmuz darbe teşebbüsünde şehitlerimiz var. 240 şehidimiz var. Yaralıların sayısı 2 bin 195. Darbecilerden ölü ele geçirilen 36, yaralı darbeci sayısı 49. Gözaltına alınan polis, asker, yargı mensubu, mülki amir, sivil 40 bin 29 kişi.

20 BİN 355 KİŞİ TUTUKLANDI 

Gözaltı işlemi devam eden 5 bin 87, tutuklu sayısı 20 bin 355. bunların dökümü var. Ne kadarı asker, polis, hakim, savcı illere göre detayları mevcut. Aynı zamanda OHAL kapsamında da bir takım önlemler alındı. Terör örgütünün çökertilmesine yönelik. Bu bağlamda FETÖ'nün elinde bulunan sağlık ve eğitim kuruşularına el konuldu.

KAMUDA 79 BİN 900 KİŞİYE EL ÇEKTİRİLDİ

El konulan özel sağlık hastaneleri 35, öğretim kurulu sayısı 1061, yurt sayısı 800, kurs etüt merkezi 223, vakıf asyısı 129, dernek sayısı 1125, üniversite 15, sendika 19, basınla ilgili dergi, gazete, haber ajansı, 16, radyo sayısı 23, gazete sayısı 45, yayınevleri 29 ve 4262 kurum ve kuruluşa el kondu. 

Kamuda görevden el çektirilen kişi sayısı toplamda 79 bin 900 kişi.

DARBE YAPMAYA KALKANLAR DARBE YEDİ

Darbe yapmaya kalkanlar darbe yedi. Böylece darbe bastırılmış oldu. Ondan sonraki süreç, uzun süreç. Burada 40 yılın birikimi bir yapıdan bahsediyoruz. Saydam olmayan, kafalı bir örgüt. Titiz bir çalışma yapma ihtiyacı var. Biraz zaman alacak. Bu darbeyi ortaya çıkartan sebepleri ortadan kaldırmak çalışması yapıyoruz.

OHAL'İ KENDİMİZE İLAN ETTİK

Gelecekte buna benzer bir kalkışmanın olmaması için OHAL ilan edildi. Bu çerçevede tedbirleri alıyoruz. Biz hükümet olarak vatandaşlara OHAL ilan etmedik. OHAL'i kendimize ilan ettik. Vatandaşın hayatından bir şey değişmeyecek. Değişmesi gerekmiyor.

Değişecek olan terör örgütü tarafından tam anlamıyla kuşatılmış tüm kılcal damarlara kadar sirayet etmiş bu bünyeden çıkartılması. Onu da biz yapacağız.

YENİ BİR DARBE OLMAMASI İÇİN TEMİZLİK HAREKATI VAR

Yeni bir darbe olmaması için temizlik harekatı var. Bu harekat devam edecek. Yoksa yarın yine bir silahlı darbe girişimi olacak diye ihtimalden söz etmiyoruz. Böyle bir ön görümüz yok. Terör örgütünün bağlantıları henüz tamamiyle ortaya çıkmış ve bunlar tehlike olmaktan çıkarılmış değil.

VATANDAŞ GÖREVİNİ YAPTI, SIRA BİZDE

Darbe karşısındaki kararlı duruşumuzla vatandaş meydanlara indi. Tanklara göğsünü gerdi ve darbeciler hiç beklemedikleri bir dirençle karşılaştılar. Oyunları bozdular. Vatandaş görevini yaptı. Bundan sonra görev bizim. Aynı gece savcıları harekete geçirdik.

GÖZALTILAR OLDUKÇA YENİ BAĞLANTILAR ORTAYA ÇIKIYOR 

Savcılar zaman kaybetmeden suçüstü olanları gözaltına aldı. Tutuklamalar başladı. Şimdi onların ifadeleri alınıyor. Bunlar alındıkça yeni bağlantılar ortaya çıkıyor. Bu böyle çorap söküğü gibi gelecek. Nereye kadar gidecekse gidecek. Burada dursun, şuraya dokunmayalım şeklinde telkin olamaz.

SİYASİ BOYUTU HENÜZ ORTAYA ÇIKMADI

Yargı, bağımsız bir şekilde görevini yapmaya devam edecek. Biz de onların ihtiyacı olan şeyleri yapacağız. Şu adamı almak istiyorm, polise talep edecek, polis alıp gelecek. Burada bir aksaklık yaşanıyorsa bizim devreye girerek zorlukları aşmamız lazım. Onun dışında bir rolümüz yok.

HER GÜN YENİ BİR ŞEY ÇIKIYOR

Siyasilerle ilgili boyutu konusunda henüz ortaya çıkmış bir şey yok. Dedikodular olabilir. Vatandaş bu konuda yorum yapabilir. Bizim bu yorumlara katılmamız doğru olmaz. Örgütün yapısı saydam değil. Kapalı bir yapı. Her gün yeni bir şey çıkıyor. Bütün ihtimaller masada.

Delillere eriştikçe, itiraflara eriştikçe yeni yeni boyutlar kazanıyor. Bizi şaşırtan şu oldu. Cumhurbaşkanımız ve bizim darbeyle ilgili duruşumuz netti ucunda ölüm de olsa dönmeyeceğiz. Bu kararlılığın hemen ardından vatandaşın meydanları doldurması, beni çok şaşırttı.

Başbakan Yıldırım'dan taşeron açıklaması

VATANDAŞ 'SİZ KIVILCIMI ÇAKTINIZ, İŞ BENDE' DEDİ

Bugüne kadar Türkiye'de darbe girişimlerinde hiç olmamış bir şey. Bir gün önce Menderes'i yüz binler karşılarken darbe günü hiçbir şey yoktu. 12 Eylül ve diğerleri de öyleydi. Bu sefer başka bir şeydi. Vatandaş, 'tamam siz kıvılcımı çaktınız, iş bende' dedi ve sahip çıktı. Bu darbecilerin hiç hesap edemediği bir şeydi.

TOPLUMDA UMUTSUZLUK VARDI

Yeri geldiğinde ideolojilerden, farklılıkları bırakıp nasıl kenetlendiğimizi gösterdi. Toplumda bir umutsuzluk vardı. Eskisi gibi bir olamıyoruz, beraber olamıyoruz, en temel konularda bile birbirimizden ayrışıyoruz diye eleştiriler vardı.

LÜZUMSUZ İŞLERLE UĞRAŞIYORLAR' DENİLEN GENÇLER EN ÖNDEYDİ

Hele hele gençler için apolitik, memleket meselesine kafa yormuyorlar, sosyal medyada orada burada lüzumsuz işlerle uğraşıyorlar diye ağır eleştiriler varken gençleri en önde gördük. Erkekler kadar kadınlar da oradaydı.

HİÇ BEKLEMEDİĞİMZ İSİMLER ÖRGÜT TARAFINDAN TESLİM ALINMIŞ

Darbe sonrasında 'bu da mı bunlarlaydı' diyeceğimiz isimleri gördük. Hiç beklemediğimiz isimlerin bu örgüt tarafından teslim alındığını gördük. Birçok olay var hangi birini anlatayım? Tam bir kahramanlık hikayesi. Her bir şehidimizin müthiş bir efsanesi var.

Her gazimizin çok acıklı, gurur verici hikayesi var. Hepsinin evine gidemedim ama bir kısmını ziyaret ettim. Nasıl yaptıklarını anlattılar, çok etkileyiciydi.

Bu oluşan birliktelik daha sonra devam etti. Darbe nasıl gelişti, o karanlık geceyi anlattık. Yapmamız icap eden işleri anlattık. Bu konuda bilgi verdik. İade-i ziyaret yaptık. Kaygıları detayları öğrendik. Cumhurbaşkanımız bizleri davet etti. Orada da bu konuları konuştuk. Daha sonra Yenikapı sürecine taşındı.

DÜNYA ŞAŞIRDI

Orada da MHP, CHP ve AK Parti olarak Cumhurbaşknımızın davetine katıldık. Orada tek millet, tek vatan, tek bayrak ülküsü doruğa ulaştı. Dünya şaşırdı. İstanbul'da 5 milyon, bütün Türkiye'de 10 milyon aynı anda birbiriyle kenetlendi.

MİNİ ANAYASA GÖRÜŞMELERİ HAKKINDA

Orada söylediğim bir şey var. Bu birlikteliği gözümüz gibi koruyacağız dedik. Bu noktada herhangi bir tereddütümüz yok. Devam ettireceğiz. Her konuda anlaşmamız beklenemez. Öyle olsa bir parti oluruz.

Ayrı ayrı partiler olduğumuza göre anlaşayamayacağımız şeyler olabilir ama uzlaşabileceğimiz konular da olabilir. En azından oturup konuşup detaylı bilgi aktarabiliriz.

İÇ VE DIŞ TEHDİTLER KONUŞULDU

Üç parti genel başkanı olarak, Cumhurbaşkanımıza ziyarete gittiğimizde darbe konuşuldu. İç ve dış tehditler konuşuldu. Anayasada darbeyle ilgili bazı sorumlu maddelerin ve başkaca üç partinin anlaştığı konular varsa, birer kişiden oluşan çalışma grubuyla değerlendirilsin istedik.

ORTAK KONULARI BİR KENARA KOYACAKLAR 

Geçen cuma çalışmaya başladılar, zannediyorum bugün veya dün bir toplantı daha yaptılar. Burada üç partinin tamamen hemfikir olduğu konular var. Bir de iki partinin, bir de birinin ayrı düştüğü konular var. Üçlü ikili kombinasyon şeklinde çoğaltabilirsiniz. Ortak konuları bir kenara koyacaklar.

Tam mutabakat olmayan konuları da gruplandıracaklar. Sonrasında genel başkanlar bir değerlendirme yapıp son şeklini verecekler. Bunun için referandum gereği yok. Kabul edilince yürürlüğe girmiş olacak.

Ancak bu tam anlamıyla yeni bir anayasa yapmak demek değil. Bu acil olan, sıkıntılı olan konuları çözecek bir acil mini paket. Bunu yapmakla bütün partilerin, öteden beri gündemlerinde olan yeni sivil anayasa hedefi ve düşüncesi ortadan kalkmış olmayacak.

O da devam edecek. O biraz daha uzun bir süreçte gerçekeleşecek konu.

Başbakan Binali Yıldırım: Milli İstihbarat Koordinasyon Başkanlığı kurulacak

GENELKURMAY BAŞKANLIĞI VE MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI'NDA YENİLENME

Ordu güçleniyor, zayıflamıyor. Genelkurmay Başkanlığı şu anda asli işinin yanısıra bir sürü işlerle uğraşıyor. Binaların bakımı, onarımı, lojistik hizmetleri, tersane, fabrika, hastane, aklınıza ne gelirse sivil hayatın bütün işleriyle uğraşmak gibi bir durumu var.

Halbuki Genelkurmay, harekat, harbe hazırlık konularına yoğunlaşmalı. Yeni yapılanmada bu tip yan işleri Milli Savunma Bakanlığı'na veriyoruz. Askere, kendi yapması gereken savunma önlemleri, personelin yetkinliği, silah vesaire gibi ihtiyaçların güncellenmesi, savaş zamanı herhangi bir zaafiyetin yaşanmaması için bütün bunlarla ilgili işlerini yapmaya devam edecek.

Kuvvet komutanlıklarıyla da birlikte çalışılacak. Diğer idari işler konularında kuvvet komutanları Milli Savunma Bakanlığı personeli olarak görev yapacak.

ASKERİ-SİVİL İLİŞKİLERİNDE EŞİTLEME OLACAK

Milli Savunma Bakanlığı yeniden yapılandırıldı. Eskiden personeli Genelkurmay veriyordu. Milli Savunma Bakanı'nın kendi seçtiği personeli yoktu. Milli Savunma Bakanlığı tamamen bakanlık olarak yeniden yapılanıyor.

Müsteşarı var, genel müdürleri var, daire başkanları var, birim başkanlıkları var. Buralarda müsteşar sivil oluyor, onun dışındakiler de sivil ya da asker olabilir. Yetkinlik ihtiyacına göre, liyakata göre olabilir. Asker-sivil ilişkilerinde eşitleme olacak.

PENTAGON'DA BU SİSTEM VAR

Bir daire başkanı sivil, diğeri askerse ikisi arasında fark olmayacak. Pentagon'da bu sistem var. Müsteşar mesela orgenerali temsil ediyor. Genel müdür, tümgeneral seviyesine tekabül ediyor. Orada da hiyererarşide sürtüşme ortadan kalkmış oluyor. Şimdiki idarede askerler ve arkasından siviller geliyor.

MİLLİ İSTİHBARAT KOORDİNASYON BAŞKANLIĞI OLACAK

40 yıl olmuş. Genelkurmay Başkanı'na alıp verdiği nefes kadar yakın olan insanlar darbe yaptılar. Böyle bir durumun yaşanmaması için personel tahkikatıyla ilgili bir istihbarat birimi de kurulabilir. Bütün bunlar, nasıl birbiriyle uyumlu çalışacak? Milli İstihbarat Koordinasyon Başkanlığı olacak.

Çatı örgüt olacak. O çatı örgüt birbirlerinin alanlarına girip rekabet etmemeleri için bir düzenleme ihtiyacı var.

Bunun üzerinde çalışmalar var. Yakın zamanda olgunlaşacak.

ÖRGÜTÜN YAPILANMA MODELİ KAPALI

Burada bir şaşkınlık var. Bunun tanımını kimse yapamıyor. Askeri bu konuda yetersiz, gerekli tedbirleri almadı demekle sorunu çözemiyoruz. Benzeri sivilde de var. Bu örgütün yapılanma modeli kapalı. Bu birden bire gelişen bir şey değil. Belki fazla özgüvenden kaynaklandı.

'Kardeşim bunlar kim bize ayar çekecekler' diye aşırı özgüvenden de kaynaklanmış olabilir"

MUHALEFET, 17 ARALIK SONRASI CİDDİYETİ KAVRASAYDI BU GÜNLERE GELMEZDİK

Cumhurbaşkanımız, 17 Aralık'tan sonra bu Türkiye'nin beka meselesidir diye avazı çıktığı kadar bağırdı. Ne kadar insan buna kulak verdi? O günlerde muhalefet partilerimiz de dahil herkes bu işin ciddiyetini kavrasaydı, bu günlere gelmezdik.

Onu kesinlikle söyleyebiliriz. Günlük siyasetin gürültüsüyle kayboldu gitti. Kendi içimizden bile bu durumu herkes kavrayamadı. Bir kısmı çok abartıyoruz diyen arkadaşlarımız da vardı.

TAHLİYELER BÜTÜN MAHKUMLARI KAPSAMIYOR

Suçlarının 3'te ikisini çekenler şartlı tahliyeden yararlanabiliyor. Bu düzenleme ile birlikte 3'te ikisi değil de suçunun yarısını çekenleri de şartlı şekilde salabiliyoruz. Bu bütün mahkumları kapsamıyor.

Kasten adam öldürme, alt soya, üst soya, eşe, kardeşe ya da beden ya da ruh bakımından kendisini savunmayacak kişilere karşı işlenen kasten yaralama sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama suçundan hüküm hiyenler, cinsel suçlar, özel hayata, uyuşturucu imalatı ve ticareti yapanlar, devletin güvenliğine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı işlenmiş suçlar, terörle mücadeleye karşı işlenmiş suçlar hiçbir şekilde tahliyelerden yararlanamıyor.

Başbakan Yıldırım: 36 darbeci etkisiz hale getirildi

TAMAMEN GEÇİCİ BİR UYGULAMADIR

1 Temmuz öncesi itibariyle hükümlü olanlar bu husustan yararlanacak. Tamamen geçici bir uygulamadır. Bu şekilde 38 bin civarında mahkumun şartlı olarak erken tahliyesi yapılmış olacak.

265 CİVARINDA ASKER PİLOT İHRAÇ EDİLDİ

Malum pilotlar içerisinde bu yapı çok faal. Bu şekilde sanırım 265 kişi civarında asker pilot ihraç edildi. Burada bir pilot ihtiyacı var. Bugünden yarına halledilecek bir iş değil. Bunların birçok ağır kursları var. Bir zaman alıyor. Yeni pilotlar alınmaya başlanacak.

SİVİL HAYATA GEÇEN PİLOTLAR GERİ DÖNEBİLECEK

Yenileri gelecek ancak gelene kadar daha önce TSK'dan ayrılanların dönmesinin yolunu açtık. İsterlerse sivil hayata geçen pilotlar birliklerine dönebilecekler. Tabii FETÖ'cüler dönmeyecek. Onların zulmünden dolayı bırakanlar bundan yararlanacak.

Ücret durumlarında iyileştirilme yapılacak. Havacılığı çok geliştirdik. Son 14 yılda havacılıkta destanlar yazdık.

YENİ ÖMER HALİSDEMİR'LER ARIYORUZ

Özel harekat içinde 10 bin yeni özel harekatçı alınacak. Bunlarnı şartları belli. 8-10 madde var. Ama burada asıl belirleyici şu. Bir kere güçlü, kuvvetli, fiziki şartlara karşı dayanıklı olacak. Bize bir Ömer Halisdemir'ler lazım. Onun gibi yürekli aslan gibi delikanlılara ihtiyacımız var.

Hem bölücü terör örgütüne karşı, hem buna benzer teşebbüslere karşı gözünü kırpmadan gerekirse öldürecek, gerekirse şehit olacak. Tenkitler geliyor. Bunları KPSS'den almıyorsunuz, taraftarlarınızı dolduracaksınız. Bu sıradan bir iş değil.

Geçen seferlerde KPSS ile alınmaya çalışılmış 5 bin alınacak denmiş, 3 bin zor bulunmuş. Onların da yarısı elenmiş gitmiş. Bilgisiyla çok okumuş, test çözmüş adam değil, fiziğiyle, sağlığı ile her şeyiyle özel seçilmesi gereken kişiler. Kimse merak etmesin, en belirleyici şartlardan biri de hiçbir partiye üye olmaması.

15 BİN ÖĞRETMEN ALINACAK

Taşeron konusunda kapsamlı bir çalışma yapılması gerekiyor. Diğer yandan bir şekilde memuriyetten çıkarılanlarda da elzem olan branşlar var. 15 bin öğretmen alınacak ilk etapta. Yeni düzenlemeden sonra yargıda 5 bin civarında atama olacak.

ÇOK ADAM ÇOK İŞ DEĞİL

Ama bunun dışındaki memuriyetlerde acil davranmamız gerekmiyor. Mevcutlarla da işi aksatmadan yapabiliriz. Çok adam çok iş değil. Bu benim felsefem. Çok adamla çok iş yapılmıyor. Az adamla daha çok iş yapılıyor. Koordinasyon daha kolay oluyor. İhtiyacı olanın en asgarisinde tutmak lazım.

LİYAKAT OLMAZSA KALİTE DÜŞÜYOR

Zaten liyakata dikkat etmezseniz hem kalite düşüyor, hem verim düşüyor, hem de bu ve buna benzer yapılar içinde zemin oluşuyor. 

Darbe girişiminden sonra hayatını kaybedenlere şehit, yaralananlara gazi statüsü veren değişiklik yaptık. Onlar şehit ve gazi sayılıyor. Devlet her türlü iş, nakit ve her türlü desteği veriyor. Ama vatandaşlarımızdan biz de destek yapmak istiyoruz diye tepki geldi. Biz de talimat verdik ve kampanya başladı.

200 BİN TL CİVARINDA PARA TOPLANDI

Toplam 5 bankada hesaplar açıldı. Kampanyaya yaklaşık 200 milyon TL civarında para toplandı. En ilgi çeken yanı telefon operatörlerinin kampanyasıydı. Bütün vatandaşlara açık bu. Elinde cep telefonu olan herkes 5 TL olarak bu kampanyaya katılabilir.

Bu telefoncular her gönderilen mesaj için bir o kadar da biz vereceğiz diyor. Benim faturama 5 lira geliyor ama 5 lira da şirket koyuyor. Çok faydalı bir iş oluyor. Vatandaşlarımızın 1507'ye attığı kısa mesajlarla bu sorumlulukta ben de varım demelerini bekliyorum.

Bugüne kadar 2 buçuk milyon kısa mesaj gönderilmiş. Bu telefon abone sayısı 73 milyon. Nüfus kadar telefon var. Sayı çok mütevazı gözüküyor şu anda. 30 milyon, 40 milyon olması içten bile değil. Çoğu vatandaşımız bilmiyor bu uygulamayı. Bizim niye haberimiz olmadı demesin milletimiz

HERKES BİRBİRİNİ GAMMAZLIYOR

Danıştay 2010 sınavlarını iptal etti. Peki 6 yıl geçmiş, 86 bin kişi o gün sınavları kazanmış ve memur olmuş. 6 yıldır devlette çalışıyor. Normaldeo 86 bin kişiyi kapının önüne koymak. Mahkeme kararı var. Ama bunda bir düzenleme yaptık.

Bunun içinde FETÖ olmadan kazananlar da var. Neden yaşla kuruyu bir arada yakaldım. Bunun için düzenleme yaptık. Kopya çekerek soruları elde ederek kim girmişse onları çıkartacağız, hakkıyla girenler de çalışmaya devam edecek.

SAPLA SAMANI BİRBİRİNE KARIŞTIRMAYACAĞIZ

Zahmetli ama mümkün. Arkadaşlar çalıştılar, olabilir dediler. Bu bile gösteriyor ki biz bu konuda titiz davranacağız. İntikam duygusuyla hareket etmeyeceğiz. Sapla samanı birbirine karıştırmayacağız. Dolayısıyla adaletten ayrılmayacağız. Bize yakışan budur. Burada o yüzden zaman biraz uzuyor. Herkes birbirini gammazlıyor."

17 ARALIK BU İŞTE BİR MİLATTIR

17 Aralık'ta örgüt devleti tehdit etti. İlk defa dişlerini gösterdiği tarih. Örgütle bağlantısı olan, iş birliği içinde olanların üzerine gidilecek. Ancak 17 Aralık'tan önce yaparsak yanlış olur. Vatandaşlar, memurlar herkes bir şekilde ilişkide olmuş.

Adam kurban bağışlamış veya etkinliğine katılmış. Hayır işinde bulunmuş. Dersanelerine gitmiş, derneklerine üye olmuş. Bütün bunları aldığınız zaman iş çığrından çıkar. Nereye bakacağız 1970'li yıllardan mı bakacağız. O zaman herkes şüpheli duruma düşer. İşin içinden çıkamayız. Bir milat koyma ihtiyacı vardı.

TESPİTLER YAPILDIKÇA YENİ LİSTELER GELECEK

17 Aralık'tan sonra 'kardeşim bu gidişat, gidişat değil. Bunlar terör yapılanması içinde Türkiye'nin geleceğini karartma yönünde zararlı çalışmaları var' diye geri çekilen vatandaşların endişe etmesine gerek yok. Herkes işine devam etsin. Öyle toptan usül yok. İtinayla, tek tek üzerinde çalışılarak gidilecek.

ELiMİZDE 13 KRİTER VAR

İstihbarat kuruluşlarının rapoları var. Çeşitli mecralardan gelen raporlar var. Elimizde 13 kriter var. Bunların hepsi tek tek gözden geçiriliyor. Kurumlardaki kurullarda değerlendiriliyor. Sonra Bakan arkadaşlar konunu takipçisi.

En son olarak da müstaşarın ekibiyle son süzgeçten geçiyor ve şunlar şunlar memuriyetten çıkarılmıştır diye listeler yayınlanıyor. Tespitler yapıldıkça yeni listeler gelecek.

BÜYÜK SANAYİCİLER TEREDDÜT ETMESİN

Bir parti mensubu milletvekili, ilçe başkanı, il başkanı, partisinin kapatılmasına sebep olacak bir faaliyet içinde olmuşsa partinin ne günahı var. Partiyi kapatmayalım. Şirketler için de öyledir. Şirketin yaşaması lazım. Şirketin kapanması ekonominin zarar görmesi demektir.

Şirket içinde etkin konumda veya ortak konumunda kim varsa onların cezalandırılması ve oradan uzaklaştırılması yapılmalı. Ama bazı şirketler var. Artık FETÖ'cü olduğu besbelli.

EKONOMİNİN EN AZ ZARAR GÖRMESİ İÇİN GAYRET EDİLECEK

İsim vermiyim. Kayyuma verildi onlar zaten. A şirketi B şirketinden mal almış, mal vermiş. Ama B şirketi de FETÖ ile irtibat içinde. Geçmişte belki hala beraberlerdi. Bunlar dikkate alınacak. Ekonominin en az zarar görmesi için gayret edilecek.

İnsanlar istihabarat yapmaya başlamış. Filanca şirket benden halı istiyor ama FETÖ ile ilgisi var mı diye eşini dostunu arayıp bilgi alıyor. Bu sürece girersek işin içinden çıkamayız. 1 milyona yakın şirket var Türkiye'de. Bu işe bulaşmış şirket sayısı bin bile değil.

Büyük sanayiciler yanlış bir işe bulaşmamışlarsa tereddüt etmesinler. Etmişlerse de markalarla bir işimiz yok. O işe bulaşanları temizleyeceğiz.

15 TEMMUZ DOSYALARI YOK

Bu konu 17 Aralık'tan beri gündemimizde. Bununla ilgili kalabalık sayıda dosya da gödnerildi. 84 klasör. Ancak bunlardan sonra da terör örgütü açıktan darbe yapmaya kalktı. Bu gönderilenler arasında 15 Temmuz dosyaları yok. Biz inceleyeceğiz diyor ABD.

Ancak o dosyaları incelerken desteğe ihtiyaçları var. Adalet Bakanlığı uzman göndersin yapalım dediler. Siz önce adamlarınızı gönderin 15 Temmuz'u görsünler. Gerekirse biz de göndeririz dedik. 22 ya da 23'te ABD'den teknik bir heyet geliyor.

Bu heyet çalışmalarını bizimkilerle beraber yapacak. 24'ünde de ABD Başkan Yardımcısı ile görüşeceğiz.

ABD'LİLER BU KONUYA TİTİZLİKLE YAKLAŞACAKTIR

ABD ezelinden beri birçok konuda müttefikimiz, NATO'da beraberiz, Suriye-Irak meselesinde beraber çalışıyoruz, askeri anlamda ilişkilerimiz var. Bütün bunlar güzel. Ülkemizin yaşadığı ciddi bir sorun var. Bu terör örgütünün başındaki adam ABD'de ve bizim vatandaşımız. Orada oturma izni verilmiş.

Biz bu adamı verin diyoruz. Verene kadar da kaçmaması için geçici tutuklama tedbiri alın. ABD bunu reddetmiyor. Ne diyor, biz delillere bakacağız ondan sonra gereğini yapacağız diyor. Dünkü açıklama ona yönelik bir açıklama. Bizim geçici tutuklama talebimize istinaden yapılan bir açıklama.

15 TEMMUZ'DAN SONRA HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLAMAZ

Ama 15 Temmuz'dan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz. ABD'de olmaz. Nasıl terör örgütü için eskisi gibi olmayacaksa, ABD'de şartlar değişmiştir. ABD'liler bu konuya daha fazla titizlikle yaklaşacaklar, daha duyarlı yaklaşacaklar. Ve bu konunun Türkiye-ABD ilişkisini gerginleştiren bir iş olmasının önüne geçeceklerdir.

ABD'NİN BU TERÖRİSTİ SAVUNACAK HALİ YOK

Ben buna inanıyorum. Gelişmeler de buna işaret ediyor. Akıl ve mantık da bunu gösteriyor. ABD suç işlemiş olduğu ispatlanan terörist başını savunacak hali yok. Bu akla ziyan bir iş.

Ama şu var, ABD'nin şöyle bir zorluğu var. Hızlı hareket etmemesi halinde Türk halkının ABD konusunda zaten bir süredi var olan olumsuz menfii düşüncesi gelişecek. Bu da önemli bir konudur. ABD'nin buna dikkat etmesi gerekir.

İRAN İÇİN DÜNYAYA MEYDAN OKUDUK

Rusya ile 8 aydır yaşanan gerginliği bırakırsak son 10-15 yılda ilişkileri çok geliştirdik. Bir sürü büyük yatırımımız var, iş adamlarımız yatırımlara girmiş durumda. İran bizim ezeli komşumuz. Her bakımdan ilişkilerimiz hep gelişti. İran'a uygulanan ambargolarda Türkiye en şiddetli karşı çıkan ülkeler başındaydı.

Dünyaya meydan okuduk. ABD buradaki Rusya-Türkiye-İran yakınlaşmasını görerek tavır değiştirdi hükmü gerçek değil. Rusya ve İran'la ilişkileri geliştirmemiz, ABD ile azaltmamızı gerektirmiyor. Onlarla başka bir ilişki, bu tarafta da başka ilişkiler var. Komşu komşunun külüne muhtaçtır. Komşularla iyi geçinmeyip ne yapacağız?

ESAD'LA GİTMEK MÜMKÜN DEĞİL

Suriye'de milyonlarca insan yerinden yurdundan olmuş. 3 milyonu bağrımıza basmışız. Benzer şekilde Ürdün'de, Lübnan'da var. Suriye ile ilgili durum, sürdürülemez bir noktaya geldi.

O yüzden bölge ülkeleri başta olmak üzere, İran, Türkiye, hatta Rusya, hatta ABD, daha etkin bir şekilde bu meselenin üzerine gidip akan kanı durdurmamız lazım. Daha fazla acıların yaşanmaması için gereken adımları atmamız şart.

Bu artık küresel bir soruna dönüştü. Burada başka hesapların içinde olmanın çok büyük yanlış olacağını ifade ediyoruz. 911 km sınırımız var Suriye ile. Bunun en çok acısını biz çekiyoruz. Bizim burada en aktif şekilde yer almamız lazım. İran da gayret gösteriyor. Onların da bu meselenin içinde olması doğal.

Rusya ve ABD'nin destek olması lazım. Esad'la gitmek mümkün değil. 500 bin insanın hayatını kaybetmesine sebep olmuş birinin haydi devam edelim demesini kimse beklemesin. Bir geçiş süreci ihtiyacı var. Bunda da şartlar bellidir. Olmazsa olmaz Suriye'nin toprak bütünlüğü.

Kürtler, ayrı Araplar ayrı devlet düşüncesi kabul edilemez. Daha büyük felaketlere sonuç açar. Mezhep savaşlarının daha da büyümesine neden olur.

İRAN'LA, RUSYA'YLA ORTAK ÇALIŞMA İÇERİSİNDEYİZ

Suriye'nin dışarıdaki nüfusu içerden fazla. İçeride dışarıda bütün halkın katılımıyla barış süreci işlenmeli. Bu konuda İran'la, Rusya'yla ve diğer ortaklarla çalışma içerisindeyiz. Ben kötümser değilim.

MENBİÇ'TE KÜRT YERLEŞİMİ OLMAYACAK SÖZÜNÜ ALDIK

Suriye'de PKK'nın uzantısı olan YPG ve PYD unsurları, IŞİD'le mücadele ediyoruz diyerek alan genişletme gayretleri devam ediyor. Biz de bunun olmaması için gayret içerisindeyiz. Bu konuyu koalisyon ortaklarıyla değerlendiriyoruz. Bu konuda ne yapalım oldu bitti, yapacak bir şey yok diyecek halimiz yok.

Bu bizim için hayati öneme sahip. Menbiç konusunda, içinde Kürtlerin de olduğu Suriye-Arap koalisyonu gibi bir şey oldu. Orada YPG'liler, PYD'lilerin yerleşme fikri vardı. Biz ABD ile baştan konuştuk. Böyle şeyler olmasın diye. Söz verildi. Sözlerinde durduklarını beyan ettiler. Burada Kürt yerleşimi olmayacak dediler.

PKK'NIN KÜRT SORUNU DİYE BİR SORUNU YOK

Terör örgütleri boş durmuyor. Bunlar sözde Kürtlerin sorunlarını çözeceğiz diye yola çıkıyorlar ama Kürtleri öldürüyorlar. PKK'nın Kürt sorunu diye bir sorunu yok. Kürtlerin PKK sorunu var. Ama bunu da çözeceğiz. Bu terör gruplarını Kürt vatandaşlarımızla aramızdan çıkaracağız.

15 Temmuz'da şunu gördük. Doğu ve Güneydoğu'daki vatandaşlarımız bayraklarıyla meydanlara koştular. Orada ayrı bir devlet kurmak gibi lafların hepsi boşa çıktı. Kürtlerin ayrılmak gibi bir niyeti yok. Dış güçlerin PKK ile bu fikri aşılamaya çalıştığı ortaya çıktı.

BUNLARIN DA DEFTERİNİ DÜRECEĞİZ

Biraz acı çekeceğiz ama işin sonunda bunların da defterini düreceğiz. Nasıl FETÖ'yü çökerttiysek bunları da çökerteceğiz. Darbeden önce de PKK ve FETÖ'cüler bir araya gelmişler, sonra da bir araya gelmişler. FETÖ darbe teşebbüsünde başrolde olduklarını gördük.

Geriye doğru değerlendirme yapıp acaba oradaki operasyonlarda doğru şeyler yapıldı mı, yapılmadı mı incelenecek.

İNGİLTERE'NİN YAPTIĞINI YAPAMADILAR

İngiltere hemen Cumhurbaşkanımızı aradı, ben de görüştüm. Bir Bakan'ını gönderdi. Hükümetinin dayanışmasını bize bizzat getirdi. İngiltere Büyükelçisi de net bir açıklama yaptı. İngiltere'nin yaptığını aynı netlikte yapamadılar.

YENİKAPI'DAKİ BİRLİĞİ GÖRÜNCE HAVALARI DEĞİŞTİ

Bir anlamda Mısır darbesinde yaşananları gördük. Orada darbe başarıya ulaştı ve darbeye darbe diyemediler. Burada darbe başarıya ulaşmadığı halde darbe teşebbüsünü lanetlemek yerine, darbeciler de fena adamlar değiller bunları hırpalamayın gibi nasihata başladılar. Kabul edilebilir değil.

Gerçek dostumuz olmayanı bu darbe girişiminde iyi anladık. Türkiye'nin Yenikapı'sını gördüler. Oradaki birliği görünce havaları değişti. Şimdi demokrasi şarkıları biraz daha ön plana çıktı.

ALMANYA DENSİZLİK YAPTI

Almanya en fazla vatandaşımızın yaşadığı ülkedir. İkimiz de birbirimizi gözden çıkartamayız. İç siyasetten kaynaklanan gerginlikler oluyor. Bize ve Alman hükümetine düşen bunu körüklemek değil. İçişleri Bakanlığı bir densizlik yaptı. Biz sert tepki koyunca, yanlışlık oldu dediler.

İçişleri Bakanlığı işi değil ki bu. Zaman zaman iletişim  kazası oluyor. Ermeni tasarısında da bunu yaşadık. Almanya'daki en büyük problem, bölücü terör örgütü Almanya'nın kılcak damarlarına kadar sızmış. Bu Alman kamuoyunu da bir mağduriyet edebiyatıyla maalesef kullanıyorlar.

Bundan da Alman hükümeti zaman zaman etkileniyor. Onlara söylediğimiz 'biz dostuz, ahde vefa lazımdır. Siz gösterdikçe karşılığını vereceğiz' oldu. Türkiye'nin ne söylediğine itibar etmelisiniz. PKK'nın algı oluşturmada gayreti çok fazla. Biz tersini yapmakta o kadar gayretli değiliz.

Geleceğe yönelik projelerimizin aksaması işlerine geliyor olabilir. Biz Almanya ile ilişkilerimizin gelişmesinden yanayız.

Bu konuda Alman hükümetine 'elinizde 4-5 bin bölücü terör örgütünün listesi var, size de zarar veriyor. Zarar vermeye de devame decekler. Dostluğumuz arasındaki sorunları ortadan kaldırmamız lazım' diyoruz. Geleceğe yönelik karamsar değilim.

Yurtdışındaki FETÖ okulları için diğer ülkeler de tehlikenin farkına varıp gerekli adımları atacaktır. Bizim dostluğumuzu bilen insanlar hemen temizledi. Bazı ülkelerin demek ki zamana ihtiyacı var. Onu da göreceğiz.

BÖYLE SAPIK BİR DÜŞÜNCE VAR

Bu örgütün yurtdışındaki okullarının devrini almak ve çalışmasını sürdürmek için çalışmalar var. Ülkeler bizden bu konuda yardım talep etmeleri halinde onu da beklemeden doğrudan yardım edebiliriz. Bunu da sağlayabiliriz. Ama bu okullar sadece bize zarar vermiyor. Bunlar size de zarar veriyor.

Bunlar sakat düşüncelerle yetişiyor. Akılları formatlanıyor. Oradaki terörist başı sadece Türkiye meselesi değil, düynanın üzerinde bir varlık olmuş. Böyle sapık bir düşünce var. Kainatın imamı. Kainatın imamı insanlara gidin öldürün diyor mu, böyle bir şey var mı? Tamamen sapık düşünce bu.

BEDELLİ ASKERLİKLE İLGİLİ KONU YOK

İnsan ihtiyacı da değişti. Orta ve uzun vadede silahlı kuvvetler ihtiyacını silah altına aldığı insanlarla yapmayacak. Silah altına alınan sadece askerlik ortamını tanıma ve ileride herhangi büyük bir seferberlik durumunda aşinalık kazanma askerliği olacak.

Omurgasını onlar oluşturmayacak. Asker işini profesyonel bir orduyla yapacak. Son hedef bu. Şu anda bedelli askerlikle ilgili bir konu yok. Kısa vadede gündemde bir şey yok. Sadece silahlı kuvvetlerin geleceğe yönelik, uzman ve profesyonel ordu konusundaki çalışmalarına hız verilecek.

Bunun ardından bu konular da gündeme gelecektir.

HEPSİ OLUMLU GELİŞMELER

15 bin öğretmen alınacak, onların içinde engelliler içinde de bir grup olacak. Eskiden para veriyorlardı her engelli kontenjanına karşı. İstihdam zorunluluğu geldi. Sınavları ayrı yapılıyor. Bunların hepsi olumlu gelişmeler.

Sadece engellilerin devlette iş bulmasına yoğunlaşırsak, devlette iş olursa olur olmazsa olmaz diye düşünürse bu işin içinden çıkamayız. Devletin ihtiyacından fazla memuru var. Bazı alanlarda eksik var ama toplamda fazlası var.

HEPSİNİ DEVLETE ALACAK HALİMİZ YOK

28 milyon çalışan var. Hepsini devlete alacak halimiz yok. Devlet küçülmeye devretmesi lazım. Elindeki yetkileri millete vermeli. Güvenlik, sağlık, adalet ve eğitim bizim görevimiz.

kamudanhaber.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.